Çok Bulutlu

11°C
Konya

CAN YARISI “KARDEŞ”

Kayıt Tarihi: 24.05.2023 21:04 - Son Güncelleme: 24.04.2026 14:18
YAZI
A

Kardeş…

Kardeş demek; can demek, aynı anadan babadan doğan ondan kalan en önemli miras demek.

Kardeş bazen annedir insana bazen baba. Bir bakarsın evladın olur bir bakarsın en yakın sırdaşın. Kızsan da kırılsan da asla vazgeçemediğindir. Seversin, özlersin, bazen delice kıskanırsın ama asla vazgeçemezsin. Diğer yarın, kendinden önce düşündüğündür kardeş.

Tam da bu noktada, çok eskiden anlatılan bir kıssadan hisseyi anımsamışken anlatmadan geçmek istemedim.

***

Çok eski zamanlarda iki kardeş varmış. Bu kardeşlerin babaları ölünce kardeşlere kocaman bir tarla miras kalmış. İki kardeş tarlayı yarıya bölmüş ve her biri kendine ait olan tarlada buğday yetiştirmeye başlamış. Gel zaman git zaman kardeşlerden büyük olanı evlenmiş ve altı çocuğu olmuş. Küçük kardeş ise hiç evlenmemiş.

Bir gece, küçük kardeş uyuyamamış ve düşünmeye başlamış. “Kardeşimle tarlayı yarı yarıya bölüşmemiz hiç adil değil." diye düşünmüş. “Ağabeyimin besleyecek altı çocuğu ve bir eşi var ben ise yalnız biriyim. Benden daha fazla tahıl almalı.” demiş. O gece küçük kardeş ambarına gitmiş, büyük bir buğday demeti toplamış ve iki çiftliği birbirinden ayıran tepeye tırmanarak, kardeşinin çiftliğine ulaşmış. Buğdayı kardeşinin ambarına bırakmış ve sonra eve geri dönmüş.

Aynı gecenin başlarında ağabeyi de uyanıkmış. "Kardeşimle tarlayı eşit olarak bölüşmemiz adil değil." diye düşünmüş.  “Ben evliyim, eşim ve çocuklarım var ve yaşlandığım zaman onlar bana bakabilirler. Fakat kardeşimin yaşlandığı zaman bakacak kimsesi yok. İlerde onun daha fazla ihtiyacı olacak." demiş. Böylece büyük kardeş de gece gizlice büyük bir buğday demeti toplamış, tepeye tırmanmış ve küçük kardeşinin ambarına bırakmış. Kendini mutlu hissederek eve geri dönmüş.

Ertesi sabah, küçük kardeş, ahırındaki tahıl miktarının değişmediğini görünce şaşırmış. “Düşündüğüm kadar fazla buğday almamışım. Bu gece daha fazlasını alacağım.” demiş. Aynı zamanda ağabeyi de aynı düşüncelerle ahırında duruyormuş. Gece olduktan sonra, iki kardeş de ahırlarından daha fazla buğday toplamış ve yine gizlice kardeşlerinin ahırlarına koymuşlar. Ertesi sabah iki kardeş de buğday miktarının azalmadığını görünce şaşkına dönmüş. İkisi de başını kaşıyarak “Bu buğday nasıl böyle azalmıyor? Kardeşim için bu gece daha fazla buğday götüreceğim ve hepsini koyduğuma emin olacağım” diye düşünmüşler. 

Üçüncü gece, kardeşler her zamankinden daha fazla buğday toplamış. Bu buğdayları bir arabaya yüklemişler ve yavaşça tepeden diğer ahıra geçeceklermiş. Tam tepenin üzerinden geçerken ayın ışığında bir gölge fark etmişler. Bu gölge kim olabilir?

İki kardeş, biraz daha dikkatli bakarak birbirlerini tanımışlar. O anda olan biteni anlamışlar. Tek kelime etmeden birbirlerine sarılmışlar.

***

Bu kıssadan hisseden de anlamak gerektiği üzere koşulsuz bir sevgi üzerine kuruludur kardeşlik. Bu koşulsuz sevgi merhameti, paylaşmayı, umudu beraberinde getirir.

Küçükken sürekli didiştiğin, küstüğün, arkanı döndüğün o ufak oyun arkadaşın; düştüğünde ilk elini uzatan, canın yandığında yarana merhem olan en büyük destekçin olmuştur. O yüzden ki anneden babadan kalan en büyük mirastır kardeş.

Ortaya iki karış toprak parçası girince değişecek, mal uğruna kan dökmeyi göze alacak, kardeşlik üzerine saydığımız bu kadar güzel duygunun aksini gösterecek örnekler her zaman her durumda karşımıza çıkacaktır elbette. Ama hayat her zaman bardağın dolu tarafını görmekle daha güzel ve mutlu geçer. Çünkü boş olan taraf bizi umutsuzluğa sürüklemekten başka hiçbir işe yaramaz.

Sözün özü; ne kadar güzel yaşarsan yaşa hayat bir ezan ve sâlâ arası iken çok da boşuna geçirilecek anlar yok elimizde. Başta can parçam olan kardeşlerim ve onlarla birlikte ailemize dâhil olan kardeş dediklerime sevgimi tüm yüreğimle dile getirirken; dilerim ki, canımız kanımız olan kardeşlerimize sevgimizi ve kardeşliğimizi yaşarken gösterelim.

Aşk ile…


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ayşe Ayhan Eraslan

Ayşe Ayhan Eraslan

Yazarın Diğer Yazıları