Aşkın ve Hoşgörünün İzinde
Her yıl Aralık ayı geldiğinde, Konya'nın mistik sokakları Mevlâna'nın ruhani atmosferiyle dolup taşar. Bu yıl, Mevlâna Celaleddin Rumi'nin 751. Vuslat Yıldönümü'nü kutlarken, onun aşk ve hoşgörü dolu öğretileri, kalplerimizi bir kez daha sarıyor.
Yüzyıllar geçmiş olsada Mevlâna Hz. insanlığa sadece bir düşünür veya şair olarak değil, aynı zamanda bir yol gösterici, bir ışık kaynağı olarak ilham verir.
Bir gün, kalbinizin derinliklerine dokunan bir ses duyarsınız. Bu ses, Mevlâna Celaleddin Rumi'nin çağrısıdır; aşkın ve hoşgörünün hiç sönmeyen ateşiyle kalbinizi aydınlatır. Onun dünyası, sevginin ve anlayışın sınırsızca kucakladığı bir evrendir.
"Gel, gel, ne olursan ol yine gel!" diyerek, insanları koşulsuz sevgiyle kabul etmenin önemini vurgular. Bu davet, insanları birleştiren, farklılıklarımızı zenginlik olarak gören bir anlayışın kapılarını aralar. Onun bu hoşgörüsü, bizlere her zaman affetmenin ve kabul etmenin değerini hatırlatır.
"Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir," der . Bu söz, birlikteliğin ve empati kurmanın derin anlamını taşır. İnsanlar arasındaki gerçek bağlantı, kalpten kalbe kurulan köprülerden geçer. Bu köprüler, insan ruhunu besleyen ve zenginleştiren bağlardır.
"Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol," diyerek bizlere insan olmanın erdemlerini hatırlatır. Bu sözler, iç huzurun ve mutluluğun kapılarını açar bizi özümüze davet eder.
"Ben öldüğüm zaman, beni mezarda aramayın, ben âriflerin gönüllerindeyim," diyerek, ölümün bir son değil, yeni bir başlangıç olduğunu anlatır. Bu yüzden onun için ölüm, bir düğündür aslında. Vuslat, Mevlâna Hz.'nin Allah'a olan aşk dolu kavuşmasını simgeler.
751. Vuslat Yıldönümü, Mevlâna'nın aşk dolu dünyasında bir yolculuğa çıkmak için bir fırsat. Bu özel günü, Mevlâna Hz.nin mesajını daha derinlemesine anlamak, hoşgörü ve sevginin izinde bir yaşam sürmek adına değerlendirebiliriz.
Asırlardır insanlığa ilham veren Mevlâna'nın sözleri ve dizelerinde kaybolmak, onun öğretilerinde kendimizi bulmak..Onun ışığında yürümek, aşkın ve hoşgörünün izinde bir yaşam sürmek, kalbimizi huzurla dolduran bir yolculuk. Nefes aldıkça Mevlâna Hz.'nin sevgisiyle yürümek, onun öğretileriyle aydınlanmak,aşkın ve hoşgörünün izinde, Mevlâna Hz.'nin dünyasında buluşmak dileğiyle...

