Açık

13°C
Konya

Kutunun Dışı 10

Kayıt Tarihi: 27.01.2026 23:12 - Son Güncelleme: 13.03.2026 14:04
YAZI
A

Merhaba Sevgili Okur.

Gördüğüm bir rüya ile başlamak istiyorum bu haftaki muhabbetimize. Afganistan´a tren yolculuğu yaparak gidiyordum. Tren çok kalabalıktı ve benim kucağımda da küçük bir bebek vardı. Etraf sularla kaplıydı ve bu bir su treniydi ve aynı zamanda kara treniydi. Trenler su ve kara treni olarak ikiye ayrılıyormuş, biliyor musun? Ben de bunu dün gece öğrendim. Cumartesi gecesi.

Rüya bu ya. Üstelik Afganistan´da demiryolu hizmeti yokmuş. Ancak yenice, Afganistan´ın Herat şehrinden İran´ın Khaf şehrine yük ve yolcu taşımacılığı için yeni bir demiryolu inşası varmış. Ne güzel. İnsanlığa katkı sunacak büyük küçük tüm adımlar çok değerli.

Benim rüyama gelince, cidden ilginç. Gece boyu ben bir trende, üstelik böyle de hizmet verilmeyen bir yerde etrafım bir yandan sularla kaplı, küçük bir bebekle yolculuk yapıyorum. Rüya tabirlerine baksam kim bilir neler çıkardı. Yapay zekaya da sormak iyi bir fikir olabilir. Malum yeni dünya düzeninin kahramanı o.

İnsanlık her devirde bir kahraman yaratır kendisine. Onun peşine düşer. Ama temel düzen de hiç değişmez. Daha güçlü, daha zengin, daha büyük, daha farkındalıklı olan birey ve toplumlar diğerlerini domine ederler. Evrensel düzen böyle. O yaratılan kahramanları bu gizli saklı düzenin, yaradılışın temel kurallarının dışında zanneder çoğu insan. Öyle zannederiz. Onlar çok iyidirler, hep başkalarını düşünürler, şu anki zalim insanlardan gelip kurtaracaklardır toplulukları. Ama milyar yıllık döngüye baktığımızda da ne zulüm bitmiştir ne de kurtarıcı beklentisi. Cennet inşa edilememiştir onca badireye rağmen. Daha fenası kurtarıcı da zalime dönüşür bir vakit sonra. Peşi sıra öbür kurtarıcı gelir. Birileri der ki, kimse kurtarıcı değil, bir sen var senden içeri, onu bulman lazım, başka çaren yok ama kimse duymaz. Duyulsa bile o da milletin birbirine sattığı bir aforizmaya dönüşür.

Efendim, Yunus Emre demiş ki veya Mevlana dedi ki, Heraklitos buyurdu ki...

Bu böyle gider.

Hele Einstein, pimi çekip bombayı avucumuza bırakmıştır. Evrenin demiştir, yüzde doksan dokuzu boşluk. Geri kalan yüzde biri de atomlardan oluşuyor. O atomların da yarısı artı yarısı eksi. Yüzde doksan dokuz boşluksa, şöyle kaba bir hesapla dünya dediğin yer, hatta komple evren, bildiğin toz bulutu. Beş duyumuz öyle demiyor ama. Her yer tıklım tıkış dolu. En çok da kazalar, belalar, hastalıklar, savaşlar ve ölümlerle. Benim su trenli Afganistan rüyasının mayası da bu olsa gerek.

Doğrudan İran rüyasına cesaret edememişim heralde. (Sesli güldüm). Malum rüya da gerçek de bir bu yalan dünyada. İran kaotik bir yer. Başına ne gelir belli değil. Bir kadın olarak orada kadınların yanında mı olmak istedim nedir, hop atladım bi trene ver elini Afganistan oldu. Kadınların mutsuz olduğu yerlerde huzur, bereket ve sağlık azalıyor sanki. Aslında bu hâller bir ülkeyle de sınırlı değil. Dünyanın tamamı çıldırmış gibi. Acımasızlık, öldürme, yok etme, hep banacılık, birtakım manevi değerleri kişisel ihtiraslar için kullanma, parataparlıkta zirve olmak normalleşmiş durumda. Bu arada yazımı feminist bir yerden algılama sevgili okur. Aslında herhangi bir -ist ya da -izm ile sözleşmiş değilim. Hepsinin insanlığa katkıları var ama köleleri de olmamalıyız sanki. Bir beyin-bedeni kullanarak yolculuk yapan ruhsal varlıklarız ve herhangi bir dogmanın maşası olmak bence insana yakışmıyor. Zaten dünyanın delirmişliğinin nedeni de bu otomatik düşünceler ve zihinsel hapishaneler.

Ama bir kadın olarak şunu söylemeliyim. Yaşama sevgi ve ışık getirmekle programlı kadınların sağlıksız, mutsuz olduğu bir dünyanın da en en ve daha en büyük kahramanlarca bile kurtarılamayacağını düşünüyorum. Yani yakın gelecekte savaşa, öfkeye ve hastalıklara devam edeceğiz.

Geçen hafta sağlık konusundan söz etmiştim ve sürdüreceğimi söylemiştim. Parmaklarımdan benden bağımsız bu yazı aktı. Aslında yine de sağlıkla ilgili konuştum. Yeryüzünde bu kadar cehennemî vaziyet olması sağlıksızlık değil mi? Belki cennet demek, ruhsal, duygusal, mental ve en son da fiziksel seviyede sağlıklı olmak demektir.

Rüyamın yorumuna ve sağlık mevzusuna haftaya devam edeceğim. Sen de rüyalarınla muhabbete geç. Ama onları sadece kalbin yorumlasın.


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Habibe Nesrin Ertuğrul

Habibe Nesrin Ertuğrul

Yazarın Diğer Yazıları