Çok Bulutlu

9°C
Konya

Gönülsüz Namaz Göğe Ağmaz

Kayıt Tarihi: 24.02.2025 19:56 - Son Güncelleme: 09.02.2026 09:16
YAZI
A

Mutlu olmak için tasarlanmadığımız belli.

      Belki akış içinde durgunluğumuzu bozan anlık devinimler mutluluk olarak etiketlenebiliyor ama buharlaşması an meselesi ve garanti. Sonra hoooop yeni bir arayış.

      Sertab Erener şarkısı gibi. Yeni bir aşk yeni bir iş belki yeni bir araba ve bize gülecek bir neden lazım. Peki mevzu ne?

     Tatmin olmak diye bir şey var ya hani. Eskilerin deyimiyle mutmain olmak. İşte bu mutmainlik gayesinin repertuarı da oldukça geniş. İçinde ter, gözyaşı, berbat hissetmek kahkaha rezillik havalara uçmak yere çakılmak kibir utanç perişanlık cesaret sabır artık Allah ne verdiyse var. Listeyi köpürtebiliriz hiç sorun değil. Renk de desen de şekil de bol. Taşın altına elini koyan bir kimseye yok yok aslında da kazın ayağı öyle olmayabiliyor. Koyamıyorsun işte öyle elini bir çırpıda taşın altına.

 Ama Hz. Muhammed taşın altına elini tüm hücreleriyle koymuş.

       Bukağı nedir bilir misin dostum? Kaçmasını önlemek için hayvanın ayağına geçirilen demir köstektir. İnsan da türlü bukağıların esiri olmuştur ve yerine göre hayvandan daha fazla deneyimlidir bu konuda ve gelin görün ki sınavı tam da burasıdır. Tarih perdesinde sahne artık ademoğlunu özgürlüğe kanatlandıran bir liderin, prangaları kıran bir rehberin ışıklarıyla aydınlanmaktadır. Bunun mutmain olmakla çok ilgisi var. Özgür olmadan tatmin bir yaşam inşa etmenin metodları henüz keşfedilmedi. Dünyamız da epey yaşlı. Bu saatten sonra zor keşfedilir sanki. Özgürlük de dile dolandığı kadar basit değil. Ne olacak şimdi? Bukağı sayısı ve çeşidi de çok. Ya bu deve güdülecek ya da bu diyardan gidilecek demişler ki doğruluk payı yüksek görünüyor.

    “Yaşamdan kaçarak huzur bulamazsın” diyor İngiliz yazar ve eleştirmen Virginia Woolf. Gerçi henüz 59´unda öbür dünyaya geçiş yapmış ama onu kendi şartları içinde ayrıca değerlendirmek ve çok da uzun sayılamayan ömrüne sığdırdıklarını görmek daha adilane olur diyorum. Mutmain olmanın formülünü apaçık söylemiş. “Kaçma.” Tüm hücrelerinle vazifeni yerine getir. Söz konusu bu vazife bazen canına can bazen canına ziyan katabilir. İkisi de mutmainliğe giden yolun döşemeleri, bunları farklı görme demiş.

       Batılı emperyalistler Kurtuluş Savaşı´nı yürüten Atatürk için “Müslüman dünyanın militan lideri” adını koydular. ( Elbette onun gerçekte ne yaptığını anlayabilenler yani küçük bir azınlık) Esaret tanımamanın kutsal modeli Hz. Muhammet bu özgürlük savaşçısının ilham kaynağı olmuştu ve bazen yaşamak, ölmek demekti.

      Hızlı ve sonuç veren kararlar almak herhalde yüksek amaca dönük İlahi ilhamlarla mümkün olabilir. Nihayetinde hazdan hazza koşmak değil, yaradılışın bize gösterdiği hedefe ilerlemek mecburiyetimiz olduğu için elimize ayağımıza dolanan ne kadar bukağı varsa kırmak hakiki tatmin sebebimiz. Öyle azıcık aşım kaygısız başım gibi görünüşte mütevazi ama gerçekte tembellik bileti bir felsefeye sığınmak da yok. Hele bu çağın insanı için hiç boş koltuk kalmadı. Herkes bir seviyede derinleşmek yüzleşmek ve çalışmak zorunda.

       Kurtuluş böyle mümkün. “ Yok efendim beni kendi halime bırakın, kurtulmak falan umrum değil” diyorsan ki diyebilirsin ancak evrensel yasalar peşini bırakmayacaktır ve gönüllüce vermediğin sınavı gönülsüzce verirsin. Gönülsüz namaz da göğe ağmaz diye bir söylenti var. Bu arada gönül lafı çokça geçti, affedin. Ama gönül çok mühim ya. Söylenti boşa değil. Bunu ayrıca konuşacağım. “Bir Gönül Meselesi” olarak. Ama şimdilik “gönül” adı verilen bu soyut kavramın arınmış, temizlenmiş bir zihinden başka bir şey olmadığını da söylemeden geçmeyeceğim..

     “Edebiyat Can´dır ve hem de Canan´dır” sohbetlerimiz sürecek.

HER BİRİNİZ ZATINIZA HOŞÇA BAKIN.


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Habibe Nesrin Ertuğrul

Habibe Nesrin Ertuğrul

Yazarın Diğer Yazıları