Sırlanmak Serisi 1
Sır-ı men ez-nale-i men dûr nîst
Lîk çeşm u gûş-râ ân nûr nîst
Benim sırrım feryadımdan uzak değildir.
Fakat her gözde onu görecek nur, her kulakta onu işitecek kudret yoktur.
Kimdir bu sözlerin sahibi?
Evrensel bilge Mevlana.
Ahmet Haşim Türk edebiyatının sembolist şairlerinden ve Cumhuriyet şiirimizin üç büyük kurucusundan biri.
Konuyla alakası şu ki kendisi sembolist olması bakımından şiirlerindeki manayı örtülü tutmuş ve işin sırrını okuyucunun hayal gücüne emanet etmiştir.
Bu nedenle de bol bol eleştiri oklarını nasibine çekmiştir.
Malumunuz çekim yasası diye bir şey var.
Elbet koskoca Ahmet Haşim´in de eli boş durmamış ve en edebisinden ve en had bildirir türünden cevabını “ Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar” adlı bir yazıyla muhataplarına savuruvermiştir.
Edebi olmak had bildirmeye engel değildir zira.
Hatta daha bir güzel olur yerine göre.
İşte bu yazı münasebetiyle de Mevlana´dan destek almıştır.
Anlaşılırlık ve anlaşılmazlık meseleleri öyle oturduğun yerden kahveni höpürdeterek çözülecek meseleler değil galiba. En azından sanıldığı kadar basit değil.
A´raf Sûresi 179. ayet ne diyor:
Bunların kalpleri vardır ama onlarla kavrayamazlar, gözleri vardır ama onlarla göremezler, kulakları vardır ama onlarla işitemezler. Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.
Feryadın içinde apaçıktır o sır ama işitmek görmek nasip olmaz her kula. Bu tam olarak “Vermediyse Mabud neylesin Sultan Mahmud.” durumudur.
Aklıma Jose Saramago´nun “Körlük “ romanı geldi. Fırsat bulursanız okuyun ve hatta kesin okuyun. Portekiz´in ilk Nobel ödüllü yazarıdır. 1998 Nobel Edebiyat Ödül´ünü alırken: “ Başka bir gezegene, oradaki kayaların yapısını incelemek için araç gönderebilecek kapasiteye sahip bu insanlık, milyonlarca insanın açlıktan ölmesini umursamayabiliyor. Mars´a gitmek yanıbaşındaki komşuna gitmekten daha kolay görünüyor.!” diye bir konuşma yapmış.
Hayır, Mars´a dair hedefler, hayaller elbette bir suç değil ama bir yerlerde böyle elektrik kaçağı gibi insanlık kaçakları var ve bu kadar yiyeceğin olduğu bir dünyada birilerinin aç uyuması cidden anlaşılabilir değil.
Ahmet Haşim şiirlerinin anlaşılmazlığı bunun yanında daha masum sanki. Ama sonuç olarak anlaşılmayan şeylerle dolu bu diyar.
Ya bu deveyi güdeceğiz ya bu diyardan gideceğiz.
Ölüm bizi ayırana dek çözmeye çalışalım bakalım diyorum ben hayata cevaben kendi hesabıma.
Sen de kendi hesabını yap. Merak etme. Henüz tam keşfetmediğin sana ait bilgeliğin daima yanında.

