Az Bulutlu

-2°C
Konya

Şartlı Şurtlu

Kayıt Tarihi: 04.08.2025 21:37 - Son Güncelleme: 15.01.2026 04:53
YAZI
A

Jack London, Martin Eden romanının bir yerinde:

 “Bir sürü kitap okudu ama içindeki huzursuzluk azalmak yerine daha da büyüdü. Her kitabın tek tek her sayfası bilgi âlemine açılan birer gözetleme deliğiydi. Okudukları açlığını daha da artırdı.” diyor.

Kimileri deniz suyu içmeye benzetirler okumayı.

Huzur bulmak için okuyorsan, böyle bir şarta bağladıysan bu kutsal eylemi, yandığının resmidir.

Şartlı şurtlu okumalara gelmez kitaplar. Aynen “Yaşamak” gibi.

Gönülden bağlılık ister.

Pazarlık masalarını sevmez.

“Oku.”

Demiş bizi Yaratan, ilk emir, ilk rehberlik olmuş bu üç harf.

İnsanı, evreni ve kitapları oku. Sadece oku ve anla.

Sonra da yaşa.

Nazım Hikmet sana seslenmiş bak, adı gibi hikmetli:

“Yaşamak şakaya gelmez,

büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın

bir sincap gibi mesela,

yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,

yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,

yani o derecede, öylesine ki,

mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,

yahut kocaman gözlüklerin,

beyaz gömleğinle bir laboratuvarda

insanlar için ölebileceksin,

hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,

hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,

hem de en güzel en gerçek şeyin

yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,

yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,

hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,

ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,

yaşamak yanı ağır bastığından.

Aslında pazarlıklar ve huzur arayışları çok yorar insanı. Kitaplar insanları yormak istemez. Rehberlik etmek ve kendiliğinden doğal bir huzura kavuşturmak isterler.

Kimbilir, belki Cehennem´den Cennet´e taşınmak için bir arayüzdür “Dünya” ve biz yaramaz çocuklar bunu gerçekten isteyip istemediğimize dair bazı ufak testlere tabi tutuluyoruzdur.

 Cevap daima kendi içimizden gelir ve tamamen “bize” özel olarak.

Bu arada Martin Eden harika bir roman.

Bana göre tabii ki.

Sana göreleri “SEN” biliyorsun.


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Habibe Nesrin Ertuğrul

Habibe Nesrin Ertuğrul

Yazarın Diğer Yazıları