Az Bulutlu

-2°C
Konya

Ah Umut Bağımlılığı Ah!

Kayıt Tarihi: 15.09.2025 20:41 - Son Güncelleme: 17.01.2026 11:16
YAZI
A

Hakikatin tersi bir şey olsa o nasıl olurdu?

Ne olurdu mesela?

Kokusu, rengi, şekli, tadı neye benzerdi?

Cevabın tam içinde yaşıyoruz bence.

Dünya olurdu orası.

EVET:

“Hakikatin tersi bir şey olsa o ne olurdu?” sorusuna verilen bir cevap sanki “Dünya.”

Bir gurbet dönemi.

Sazlıktan koparılan Ney´in acıklı inlemeleri insanoğlunun dünyasında çoğunlukla acı tatlı ekşi olarak deneyimleniyor.

Ve acıdan asla kaçılamıyor.

Kaçtıkça daha büyük iştahla kovalıyor acı insanı.

Tek çözüm acıyı tatlı tatlı ağırlamak gibi görünüyor.

Olmuşlar, olanlar, olacaklar kamera şakası gibi.

Gelmişler, gelenler, gelecekler değişik suretlerde aynı hikayenin kahramanları.

Ölmüşler, ölenler, ölecekler çoktan yazılmış bir senaryonun kusursuz oyuncuları.

Tüm dini metinler ve öğretilerde asırlardır söylendiği üzere hep birlikte bir rüya görüyoruz.

Tatlı rüyalar lafta kalıyor çoğu kez.

Yan yana uzanmış iki bebek cesedinin kabusları eşliğinde başlayan günümüzü hayata karışıp kaybolarak tamamlarken derinlerimizdeki sızı ve çaresizliği daha da derinlere gömüyoruz.

Ama o kadar güçlüyüz ki bir yandan yaşıyoruz.

Bu kadar kuşatma altında olmasaydık bari.

Yığma bilgilerden bahsediyorum.

Nasıl besleneceğimizden uyku süremize, kimin hangi söylediğine inanacağımıza kadar kafamız çok karışık. Bile isteye karıştırılıyor. Her an nasıl hastalanıp öleceğimiz korkusu pompalanıyor mesela.

Hiçbir şeyden emin değiliz.

Bazen de çok eminiz.

Burada da kafamız karışık.

En kötüsü de hep kahrolası bir umutla uyuyup yine o kahrolası umutla uyanıyor olmak.

Nesi kötü umut etmenin diyebilirsin.

Kötü demiyorum zaten.

Ama işe yaramadığı kesin.

O da bir bağımlılık türü.

Kant demiş ya: “Umut denen buhran hiç bitmiyor.”

AH UMUT BAĞIMLILIĞI AH...

Umut etmek “şimdi cehennemdesin ama tüm bunlar cennet için aslında” fısıltısı gibi.

Oysa nefes aldığın “şimdiyi” cehennem olarak etiketlediğin sürece yangının bitmeyecek.

Çıkar yol var mı?

 Her ne oluyorsa yaşamın mükemmel düzeninden oluyor, her şey ve herkes mükemmel diyebilmek belki.

Kendini, bir şeyleri, birilerini düzeltme ve bunu umut etmek ise buhranın kesin formülü. Yarın huzurlu olacağım, haftaya sağlıklıyım, yeni yıl benim yılım dememek.

 Her durumda şu an şükrandayım diyebilmek.

Sevgili Kant´a sesleniyorum: “Çok haklısın da nasıl yapalım biz bunu?

Unuturuz ki...

Ama sen unutma sevgili can.

Dünya yüzündeki tek bilge kişi sensin.

Ve sen bir yolunu bulursun.


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Habibe Nesrin Ertuğrul

Habibe Nesrin Ertuğrul

Yazarın Diğer Yazıları