Çok Bulutlu

9°C
Konya

KUTUNUN DIŞI: 6

Kayıt Tarihi: 22.12.2025 18:43 - Son Güncelleme: 08.02.2026 05:25
YAZI
A

“Kutunun Dışı” serimize devam ediyoruz.

Herkese merhaba. Anlam, Denge, Hakikat her zamanki alt başlığımız. Seri nereye kadar sürer? Şimdilik yoldayız, onun da kaderi bellidir muhakkak. Ezelden yazılmıştır.

Tıpkı Danyal Peygamber´in kaderi gibi.

“Danyal Peygamber´e Allah tarafından bir vahiy geldi. Ve ona şöyle dendi: “Ufak derenin ağzına asân ile bir çizgi çiz. Sonra oradan Basra Körfezi´ne doğru yürümeye başla. Dicle arkandan gelecektir.”

Kendisine hikmet ve kudret verilmiş peygamber üzerinde erguvan renkli giysisi, elinde asası, bu küçük dereden yola çıktı. Önde peygamber, ardında dere toprağı yararak ilerlemeye başladılar. Onlar yürüdükçe dağlardan kopup gelen ırmaklar, çaylar, dereler Dicle´nin ulu çağıltısına katıldılar. Dağ, taş suyun müziği ile doldu.

Danyal Peygamber büyük bir dikkatle çiziyordu yolunu. Çünkü ona vahiyde denmişti ki: “Güzergahını çizerken dikkat et. Yetimlerin evlerine, dalların ve vakıfların toprağına dokunma. Onların hakkını gözeterek, topraklarının etrafından dolaşarak yürü.”

Efsaneye göre, Dicle´nin bu kadar dolambaçlı, bu kadar girintili çıkıntılı olması bu yüzdendir. O Dicle ki, hem kıyısında uygarlıklar kurulan nehir, hem Danyal Peygamber´in ayak izleridir.

Rivayet odur ki insan elinde asası ile yollara düşmüş, toprağı yararak ilerlemeye başlamıştır. Çizdiği güzergâha ne kadar dikkat etmiştir, “dokunma” denen haklara ne kadar riayet etmiştir, hangi derin vadilerden geçip hangi eşikleri aşma cesaretini göstermiştir, durması gereken yerlerde durmasını bilmiş midir?

Halime Toros´tan “Garip Hikâyeler Kitabı´nı” okurken rastladığım bu efsane hoşuma gitti ve seninle paylaşmak istedim.

Peygamber, haberci ve yol gösterici demek. Belki çok karmaşık zannettiğimiz şeyler gayet basittir. Belki tüm düğümler çözülmüştür. Hatta belki düğüm ya da karmaşa bile yoktur. Hepsi bizim uydurmamızdır.

Vahiy çok belli. Arı bal yapar o vahiyle, keçi süt verir, uçak göğü deler, bebek rahimden çıkacağı vakti bilir saniye şaşmaz, fidan ağaca durur, gemici göğe kazık çakmış kutup yıldızına bakar, yönünü bulur ve yağmur bulutları hiç travmaya girmez yağar da yağar, güneş bıkmaz zalime de mazluma da doğar da doğar, karanlık ışığa, hastalık şifaya, kıtlık bolluğa erişir de erişir, dünya rüyası, acısı ve cazibesiyle sürer de sürer ama sen ve ben uyanmayız da uyanmayız. Neden dersen ki haklıyız, çünkü uyanamayız. Mümkünü yok rüyadan uyanamayız. İyi haber rüyaya uyanabiliriz.

Rüya mıymış yani?

Evet, rüyaymış. Üste bir saniye imiş. Acaba “dünya” adlı bir mekan olaydı nasıl olurdu ki gibi bir garip meraklı sorunun cevabı imiş. Soruyu kim sormuş? Âdem, Havva, Habil, Kabil, Eflatun, Einstein, Sokrates, Mevlana, Sen, Ben. Hepimizin tuzu olan bir çorba imiş bu. Kazan başlamış kaynamaya. Ne vakte kadar? “Bir var imiş bir yok imiş” diye başlayan o masaldaki tellal develer ve pire berberler rüyaya uyanana kadar kaynayacakmış o kazan.

Danyal Peygamber vahye uymuş, ne kadar dolambaçlı olsa da yolu buyurulduğu gibi yürümüş. Deve ik en tellal, pire iken berber olmamış. Kaf Dağı´nın ağacına, börtüsüne, kuşuna zarar getirmemiş. Rüyayı kabus etmemiş. Kabusun kolunu kanadını kırmış. Telaşlı karıncanın adımlarına, yemeni bağlamış telli başlara, denize kavuşan nehire, bir lokma bir hırka dervişe, altın varaklı saraylara, kuş uçmaz viranelere, en güzel kıyafetleri ve çalımıyla aynada salınan krala, güzele ve çirkine, çalıp söyleyen ağustos böceğine, var olup da yemeyene, günaha sevaba, tilkiye ve aslana, pire ve deveye, siyah ve beyaza, bahara ve kışa, akıllıya ve deliye, övene ve yerene aynı hürmeti duymuş. Hepsinin tek bir ışığın rüyaya türlü süzülüşleri olduğunu bilmiş.

Şimdilik hoşçakalın. Arada bir de efsane okuyun. Kalbe iyi gelir.


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Habibe Nesrin Ertuğrul

Habibe Nesrin Ertuğrul

Yazarın Diğer Yazıları