Divan Şiiri De Bizim Köyden
Hoşça bak zatına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dide-i ekvan olan âdemsin sen
(Kendine dikkatlice bak, sen âlemin özüsün
Sen varlıkların gözbebeği olan insansın. ŞEYH GALİP
Şimdi buradan Şeyh Galip´e sesleniyorum:
Şu yazdığın tek beyit var ya dünyaya bedel ve ben hiç abartmıyorum. Sen edebiyatın, şiirin bin derde deva olduğunu ispat edeli asırlar olmuş. Psikologlar, yaşam koçları, doktorlar ve modern dünyanın bilmem kaç şifacı türü varsa hepsi bunu yazıp assınlar duvarlarına kocaman harflerle. Bakan herkes bir tür uyanış yaşasın. Sonuçta insanların temel sorunu kendilerini bulamamaları ve değersiz hissetmeleri değil mi?
“Bazı kelimelerin anlamını bilmiyoruz ama” diyebilir insanlar haklı olarak, o vakit de günümüz Türkçesi´ne aktarırız, dünün güzel laflarını, bugünle buluştururuz. Ufak bir dil sorunu için kadim kültürümüzün bilgeliklerinden faydalanmayalım mı? Yazık günah olur bize dostlarım.
Orda bir köy var uzakta ve bizim köy orası. Bilmesek de görmesek de faydalanmasak da bizim köy. Ama faydalanalım artık. Modern dünyalarımızın, ruhsal şifalanmaya ihtiyacı olduğu her halinden belli. Klasik şiir sanıldığı kadar anlaşılmaz bir şey değil. O bizim gizli hazinemiz.
“Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi” Ahzab 72. ayet.
Allah insanın gücüne ve cesaretine dikkat çekmiş burada. Şeyh Galip Ahzab ayetinin anafikrini şiir kalıbına dökmüş. Şair, yaratılışımız üzerine derin düşünmeye davet ediyor bizi ve dünyanın sözde dertlerine aldanıp da acizliğe düşmeyin mesajını veriyor.
Günlük koşturmaca içinde gerçek kimliğimizi unutuyoruz. Kendimizi sadece bedensel bir varlık zannedip yalan dünyanın altında kalıyoruz. Ruhsal tarafımızı bize hatırlatacak bir şeylere ihtiyacımız var. Edebiyat ve şiir bu hatırlatmayı seve seve yapıyor.
Sanat ruhun gıdasıdır. Dünya ve koşturmacası ise ruhu besleyemez. Hatta dünyanın olayı bize özümüzü unutturmaktır.
İçinde bulunduğumuz Ramazan ayı hepimize hatırlatıcı olsun, şifa olsun.
Şimdilik hoşçakal ve Şeyh Galip ustanın dediği gibi kendi zatına “HOŞÇA” bak. Seni Yaratan da zaten bunu istiyor.

