Açık

22°C
Konya

Kutunun Dışı 13

Kayıt Tarihi: 17.02.2026 19:38 - Son Güncelleme: 15.07.2026 22:40
YAZI
A

Geçen hafta sevgililer gününü geride bıraktık. Bunun üzerine konuşmak istiyorum seninle. Bu arada merhaba sevgili okurum.

Sevgililer Günü bence aynı gökyüzünde aynı sonsuzluğu deneyimleyebilen insanların derin duasına dönüşmüş bir gün.

Birine samimi biçimde “iyi ki varsın, iyi ki benimlesin” diyebiliyorsa birileri ne mutlu onlara. Duygusal, ruhsal, mental ve fizksel bedenlerine sevginin şifalandırıcı gücü akıyorsa belli ki çok şanslı kimseler. Elbette böyle bir nasip sadece şans değil bir hak etmişlik, büyük bir emek olsa gerek. Kaderin en zarif hediyesi muhakkak bir insanın, “işte benim evim, işte benim yuvam” diyeceği bir sevgi çemberine sahip olmasıdır. Eh şükran üstüne şükran yakışır bu hediyeye bir ömür.

Aşk kelimesi Arapça “aşaka” kelimesinden türemiş bir sözcük. Aşaka ise sarmaşık demek. Tohumu tüy kadar hafif. Yani her isteyen onu yetiştiremez. Bu nazlı dostumuz önce ağacın etrafından kök salar. Aşk denilen şey ise bu sarmaşık bitkisinin ağacı sarmasına benzediği için bu ad verilmiş. Hindistan´da yetişen aşaka, sarıldığı bitkinin rengini alır ve buradan ayrılırsa hayatı tehlikeye giriyor hatta ölüyor. Bir başka durumda ise aşaka, ağacı tamamen sarıyor, âşık maşukta yok oluyor. Yani aşk, bir tür yok oluş.

Kötü mü?

Bilmem. Her konuda olduğu gibi biz insanlar bu konuda da üçe beşe hatta binlere milyonlara bölüneceğiz. Hatta bölündük bile. Ama “aşk” bir ve bütün olmayı şart koşuyor sevgili okurum. Bilhassa her şeyin iki olduğu bu düalite dünyasında zaten sınav bu “ikileri” bir yapabilmekte.

Hem hayatının en huzurlu limanı olacak hem en tutkulu yangının olacak...

Hem ruhunun aynası olacak hem en büyük gizemin...

Hem karanlığına ışık olacak hem büyük fırtınalarda sığınağın...

Hem her vakit yanında hem en derin dualarında...

Siz her daim koşulsuzca birbirinizi seçeceksizniz çünkü sonsuzluk yolculuğundasınız ve ezelden biliyorsunuz bunu.

Aşk yalnız el ele tutuşmak değil.

Bazen mesafeler arasına köprü kurabilmek.

Bazen de birlikte yeryüzünün ışığı olabilmek.

Evet, bilhassa gerçek aşkın ışığına insanlığın ve dünyanın çok ihtiyacı var.

Ağzı sımsıkı kapalı bir kutu var, oksijen bitmek üzere, müthiş havasız ve burada, bu sayfada sen ve ben, sevgili okurum birlikte bu kutunun dışına çıkmaya çalışıyoruz. Çünkü artık zamanı geldi. Aynı bir bebeğin doğma vakti gibi.

2026 doğum sancılarının başladığı bir yıl. Küçük küçük tohumlar ekiliyor bilincimize. Küçük ama güçlü tohumlar bunlar. Öz benliklerimiz bizleri çağırıyor. Cılız değil bu sesler. Tam aksine yüksek volümlü. 14 Şubat, aşkla çağırdı bizi.

Dünyada sevgiden güçlü bir şey var mı? Yaradan aşk ile yaratmışken aksi bir düşünce iddia etmeye kim niyet edebilir?

Şimdi niyetler on bir ay sultanı Ramaza´a.

Aşk ve sevgi dolu bir Ramazan geçirmeniz dileğiyle...


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Habibe Nesrin Ertuğrul

Habibe Nesrin Ertuğrul

Yazarın Diğer Yazıları