Çok Bulutlu

8°C
Konya

Eşek, Pisagor ve Seferberlik Çöreği

Kayıt Tarihi: 16.06.2025 21:01 - Son Güncelleme: 07.02.2026 06:50
YAZI
A

Cambazın biri eşeğin yularından tutup hayvan pazarına getirir. Başka bir cambaz gelip “Bu eşek kaça?” der. Satıcı bin lira olduğunu söyleyince adam hemen alır eşeği. Uzaktan durumu izleyen birkaç kişi, alıcı cambazın yanına gidip “Eşek topal, onun için sana sattı” derler. Peşleri sıra başka bir ahali belirip, “o eşek topal değil, tırnağının arasına taş kaçmış, paslanmış. ” derler.

Az önceki kulaktan kulağa ekip, yeni bilgiyi tez yetiştirme arzusuyla bir koşu satıcıya gidip, “ Yahu eşek topal değilmiş, tırnağına taş kaçmış.” derler. Satıcı bu heyecanlı gruba sırıtkan bir gülüşle cevap verir: “Eşek topal ama ben öyle sansınlar diye tırnağına taş koydum.”

Şaşkın kalabalık alıcı cambazın yanında soluğu alıp, eşeğin gerçekten topal olduğunu, etrafı kandırmak için taşı satıcının koyduğunu anlatırlar. Alıcı cambaz dövünmeye başlar. Meraklı ahali, teselli etmeye çalışırken, cambaz birden doğrulup, “ Verdiğim para sahte olmasaydı beni de kazıklayacaktı.” sözlerini savurur ve kendine bakan kocaman gözlere aldırış etmeden hızla uzaklaşır.

Ve hikaye burada bitmez. Şair ve yazar Muriel Rukeyser, “Evren hikayelerden oluşur, atomlardan değil” derken tam da bu sonsuz devam eden insan döngülerine atıf yapmış. Yoksa evrenin atomlardan oluştuğunu ispatlayan Einstein´a kafa tutmak öyle her yiğidin harcı olamaz.

Ancak atomların da yüzde 99.999´u boşluk. Hani bu devirli ondalık sayılar var ya benim matematiğim pek iç açıcı değil ama ne yaparsın dünyamız ve tüm galaksi, aynen bilgisayar sisteminin arka planındaki sayısal programlamaya sahip. Hayat yüzde yüz matematik.

Yüzde 99.999... boşluktan, atomlara kalan yüzdeyi algılayınca Muriel Rukeyser´in de boş yapmamış olduğu anlaşılıyor. Yukarıdaki hikaye gibi nicelerini yazdı oynadı insan türü. Boşluk, boşa gitmedi yani.

Yalnız şunu hatırlamakta fayda var, iki cambaz bir ipte oynayamıyor. Sahte parayla anca topal eşek satın alabiliyorsun.

Çanakkale Savaşı´na “Seferberlik Çöreği” taşıyan eşeklerin içinde topal kalan oldu mu bilemem ama o dönemin anaları bacıları Mehmetçiğimiz´e bayatlamayan bir çörek türü yapıp bazen yaya bazen eşek sırtında ya Allah deyip yola düşmüşler. Cambazlıkla ötekini dolandırmamışlar, sana bana çalışıp üretecek, onurluca koynunda yaşayacak vatan bırakmışlar.

Evet dostlar, ilk kez duydum savaş çöreği diye bir şeyi. Balıkesir taraflarında yapılıp cepheye taşınmış. Kimbilir bu “Gökkubbe” daha neler gördü.

Misal Pisagor...

Gezegenimizin en ünlü matematikçilerinden ve gerçekten büyük filozof. Öğrencisi olmak isterdim.

En uyanmışlar onun okulunda ilk çemberde ve öyle herkesin kaldıramayacağı bilgiler anlatılıyor orada. Biraz uçuk kaçık ama gerçek mi gerçek.

İkinci üçüncü çember öğrencileri ise hayattayken onu hiç göremiyorlar bile.

Einstein ustanın sonradan açtığı ve şimdilik dünyada tek olan İleri Seviye Bilimler Fakültesi de galiba uçmaktan korkmayanlar için.

Sonuç olarak cambaz kahramanlarımıza Pisagor ne derdi diye bir düşündüm de, yok yok sadece gülümserdi. Sen de gülümse...


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Habibe Nesrin Ertuğrul

Habibe Nesrin Ertuğrul

Yazarın Diğer Yazıları