Açık

9°C
Konya

Kutunun Dışı 18 - Kutsal Parantez

Kayıt Tarihi: 24.03.2026 22:16 - Son Güncelleme: 16.05.2026 03:53
YAZI
A

Başımızı ellerimizin arasına alıp gerçekten düşündüğümüzde birikmiş farkındalıkların bir şelale gibi hepimizin zihnine akacağına eminim. Çünkü ıskaladığımız öyle çok şey var ki. Belki de tek bir şey var. İçimizdeki yaratım enerjisi. İçimizdeki kutsal bilgelik. Ama ona erişim hakkı kazanmak için bizim yönümüzü bu beş duyu dünyasından biraz çevirmemiz gerekiyor. O´na bakmamız gerekiyor. Beş duyu dünyasının limitli düşünceleri, insan yapımı kurallarla elde edilen sonuçlar ortada.

Nereye baksak savaş, huzursuzluk, kınama, hezeyan ve aslında günün sonunda bir yığın saçmalık. Ne kendine ne de diğerine samimi olamayan insanlarla dolu dört yan. Sevinçler de üzüntüler de ve savaşlara, kıyımlara dayalı yapılan kınamalar da gerçekte sahte.

Her birimizin bir sessizlik devrimine, şöyle esaslı bir sükûnete ihtiyacımız olduğuna eminim. Ruhlarımız can çekişiyor. Bizler türlü emziklerle avunma peşindeyiz bıkıp usanmadan. Mutluluk oyunu kusursuzca oynanıyor. Kaçma ve kovalamaca hâlindeyiz. Sürekli bir söylenme, şikâyet ve çokbilmişlik havası.

Herkesin doğrusu en doğru, hatta tek doğru. Huzur ve barış sağlansın diye gelmiş dinler bile insanın elinde sadece daha büyük saldırıların oluşması için bombaya, silaha ya da en hafifiyle zehirli salyalı bir ağıza dönüşmüş durumda.

Oysa yaşam çok ciddi bir vicdan muhasebesi talep ediyor bizden. Ezber ettiklerini bırakıp bir şeye her açıdan bakarak olanın olmayanın hakikatini görmemizi, en azından bu seviyeden bir çabayı talep ediyor.

Dünya dünya diye şikâyetlendiğimiz, kendimizden başkası değil. O dünya ki bizden karanlığa bir mum yakmamızı bekliyor, bizler ise tüm mutsuzluğumuzu, savaşlarımızı, hayal kırıklıklarımızı ona fatura ediyoruz. O öylece dönmeye devam ediyor.

Temelde tüm ibadetler insanı durmaya ve hakiki bir düşünmeye davet ediyor aslında. Yani az önce zikrettiğim vicdan muhasebesi denilen olay.

Ama egonun oyuncaklarıyız büyük çoğunluğumuz. Allah´ı seviyor ama onun yaratıklarını sevmiyoruz. O´nu sayıyor ama onun emanetlerine hıyanet etmeye devam ediyoruz. Kimi cennet meyvesi çocuğunun yaşamını cehenneme çevirir kimi yüzlerce çocuğu bir saniyede bombalar kimi kendi nefsinden başka hiçbir şeye değer vermez kiminin tek derdi mal biriktirmek ya da başkalarını köleleştirmektir. Sömürünün maddisi, duygusalı olmaz. Şiddetin fizikseli, duygusalı olmaz. Bunların hepsi aynı kapıya çıkar. Hepsinin sonu insanın üstüne pislik yağmasıdır.

Kutsal Kitap Kur´an´da, sık sık “Hiç akletmez misiniz?” diyor. Tesadüf mü bu? Her an çetin bir vicdan muhasebesine çağrılıyor insan kutsal âlemlerden.

2026 bence yaşamlarımıza “Kutsal Parantez” açma döneminin miladı.

Artık tüm emziklerimiz bir şekilde elimizden alınacak.

Yapılan sömürülerin sonu gelecek.

Parmağını havaya kaldırıp yüksek sesle sadece öbürünü kötülemeye izin vermeyecek yaşam.

Kaçamayacağız artık.

Basmakalıp laflarla sürdürülen mutluluk oyunları bitirilecek.

Belki zaman alacak bu ama zaman da hızlanacak ve hızlandı da hatta.

Zaman bizi bekliyor. Bizler, beklediğimiz yanılsaması içindeyiz.

Uyanmamızı, fark etmemizi bekliyor yaşam.

Bu kadar da olmaz, bu çok garip dediğimiz ne varsa ısrarla bizi uyandırmak için oluyor.

Biz inat ediyoruz.

Ama hayat bizden daha inatçı, daha ısrarlı ve daha güçlü.

Bizi sorgulatana kadar yakamızdan inmeyecek.

Ve şüphesiz ki biz o noktaya geleceğiz.

İster ağır aksak ister koşar adım.

Sevgili can çok kıymetlisin. İç bilgeliğin bundan sonra tek rehberin olsun...


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Habibe Nesrin Ertuğrul

Habibe Nesrin Ertuğrul

Yazarın Diğer Yazıları