Açık

23°C
Konya

Aklımdakiler Köşesi

Kayıt Tarihi: 04.08.2026 21:17 - Son Güncelleme: 11.08.2026 07:29
YAZI
A

Lâ Süpürgesiyle Dünya Turu 7

“Rabbim! Gönlüme ferahlık ver. İşimi kolaylaştır. Ve dilimdeki bu bağı çözüver ki insanlar sözlerimi iyi anlasınlar. (Tâhâ:25-26-27-28).

Anlatmak ve anlamak ne zor işlerdir yahu. Tâhâ sûresi imdada deva için gökten yere iner miydi yoksa? Beyin haritalarımız öylesine farklı ki can okurum. En büyük yanılsamayı da burada yaşıyoruz. Her kişinin beş duyusu bir nesneyle ilgili olarak aynı çalışıyor zannediyoruz. O iş öyle değil. Sonsuz bir panayır yeri gibi dünyamız ve algıda seçicilik tıkır tıkır görev başında. Gökyüzü, yer, ay, güneş, dağ, ova, göl, deniz, insan, hayvan, bitki, uzay, samanyolu falan hepsinin ardında müthiş bir sayısal dizilim var. Al sana matematik hem de buram buram. Rabbimiz dilimizdeki bağı çözdüğü sürece anlatacağız birbirimize. Bildiklerimizi dökeceğiz kaplarımıza. Yoğurup bir daha servis edeceğiz onları. Herkes elçi, herkes hikâye avcısı ve anlatıcısı. Yaradan boşuna “Oku” demedi. Ah ne müthiş bir rehberlik. Allah en büyük öğretmendir. Ve asla bırakmaz öğretmeyi. 

Biz de bırakmayacağız okumayı, öğrenmeyi. Vicdanımızın atardamarları izin kâğıdı yazmaz ki zaten böyle bir tatile. Hasta da olsak okuyacağız usta da olsak. Anlamasak bile devam edeceğiz. Çünkü mutlaka anlayacağız. O bize vekil olarak yeter. Okuyacağız. Bu kadar yazarın varlığı tesadüf mü? En büyük yazardan aldıkları ilhamı yaymak için nefes alan onca er ya da hatun kişi… Hayır, tesadüfe, yaşamda, yaşama hakkı olmadığına canlı cansız tüm varlıklar şahit.

Dolayısıyla bilgeleşeceğiz. Bebek ama güçlü adımlarla ilerleyeceğiz ve bir kuş sütü eksik olacak ilim sofralarımızda. Hatta bir yolunu bulup onu da katık edeceğiz aşımıza. Epey zorlu bir macera. Altı magma üstü savaş dünya. Yükü sadece yazarlara da atmayacağız diyorum sözün özü. Allah adildir çünkü, bilirsin sen de veya bilmelisin.

Yarattıklarından bir yazar var ki adı Marcel Proust çok anlamlı bir laf etmiş: Yazarın bilgeliğinin bittiği yerde bizimkinin başladığını çok iyi hissederiz ve onun yapabileceği tek şey bizim arzu duymamızı sağlayacakken biz yanıt vermesini isteriz.”

Armut pişip ağzımıza düşmüyor işte, görüyorsun. Düşse de tadı bir tuhaf. Cehennemde ikram edilen içecekler misali alevini daha bir harlıyor. Elden gelen öğün olmadığı gibi zehir zıkkıma dönüşüyor. Yazarlar, okurlarına cevaplar vermiyorlar. Veremezler. Yetkili değiller. Allah kalplerimize şifre şifre paketlemiştir cevapları. Olağanüstü güçler masal değildir. Ama dünya denen yerde her bir şey kılıfına uydurulmak zorundadır. En azından bir vakte kadar. Yoksa insan; sanılan varlık değildir. Acizliği yalandır. Evet bedeni ölür. Ölür çünkü hiç olmamıştır bedeni aslında. Lâkin binbir mucize kendisinden aksın diye, ışık olduğunu hatırlasın diye, gerçekte olduğu kimliğe dönüşsün diye geçici süre burada ikamettedir. Okuması için kitaplar gönderilmiştir ona bu yüzden.   

Menandros kulu vardır Rabbimizin, “Okumayı bilenler iki defa görürler.” demiş. Bence doğrudur. Yazardan kaptığı merak ve hayreti, gayrete çevirip kalplerindeki şifreleri çözmeye girişirler. Üşenmezler. Üşenmek, şeytan işidir. İnsan yorulmaz. Uyur, dinlenir. İnsan kırılmaz, düşünür, bağışlar. İnsan ölmez, beden kıyafetini bırakır, uçmağa erer. İnsan dediğin, öylesine yaratılmamış. Sahipsiz değil. Kıymeti henüz anlaşılamadı. Milyarlarca yaşında dünya belki ama işte anlaşılmadı insanın anlam ve önemi. İnsanî bir varlık oysa insan. Sadece “insan” değil. Ama bunu anlamak cidden kolay da değil. İşte o sebeple inmiş Tâhâ sûresi. Lâ süpürgemizle Allah kelamını seyr ü sefer edelim. En büyük öğretmen O. Tüm cevapları kalbine koydu. Bak oraya. Lütfen.



ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Habibe Nesrin Ertuğrul

Habibe Nesrin Ertuğrul

Yazarın Diğer Yazıları